Detaylara geçmeden sizinle direk özetini paylaşıyorum bu yazının:
Ne kadar çeşitlendirme o kadar az risk. Ne kadar çeşitlendirme kısa vade de o kadar az getiri.
Evet özet geçtiğimize göre şimdi detaylar. Benim için para piyasalarında en önemli etken riski azaltmaktır. Riski ne kadar minimize edebilirseniz getirinizin o kadar artacağına inanıyorum. Ama burada çeşitlendirme için bir limit var.
Öncelikle değer yatırımından başlayalım. Değer yatırımının öncüsü Graham portföy de en az 10 hisse tavsiye eder. İlk başlarda defter değeri düşük hisselerde değer yatırımına başlayan Graham aslında bu yöntemin çokta başarılı olmadığı ileri ki zamanlarda Warren Buffett tarafından ortaya çıkarılmış. Çünkü yatırım yaptığı dönem de Graham düşük defter bedelli aldığı bazı hisseler iflas etmiş ya da düşük getiri getirmiş. Bu senaryolarda Ben Graham’ı kurtaran çeşitlendirme olmuş. Çünkü bazı hisseleri ciddi getiri ile portföyü taşımış. Değer yatırımının en önemli yüzlerinden biri olan Warren Buffett ise çeşitlendirmenin önemli olduğunu düşünse de ve portföy de 10+ hisse taşısa da hisse seçiminde aşırı titiz davrandığını söyleyebiliriz. Yatırım stratejisine uymayan hiçbir hisseyi satın almayarak çok bilinçli bir çeşitlendirme stratejisi uygulamıştır.
Diğer yandan Charlie Munger 4 civarı hisse ile bir portföy yönetimini tercih etmiş. Ve bence ciddi risk almıştır. Şahsen benim yatırım stratejime şuan için uygun değil.

Ülkemizde ise benim takip ettiğim Serkan ÜNAL var. Kendisi de değer yatırımı ekolünü uygulayan biri. En son yazdığı “Borsa da Doğru Yatırım ” kitabında ( Blog sitemde da özeti var.) Türkiye de yapılmış bir istatistik çalışmasını paylaşmış ve 30 civarı bir hisse portföy de taşımanın en ideal olduğunu sonucuna varmıştır. Daha fazlası ya da daha azı getiriyi düşürüyor maalesef.
Son olarak çeşitlendirme stratejisi farklı olan Peter LYNCH var. O ise gelecek gördüğü her hisseden almış. Geçmiş yazılarımda bahsetmiştim o kadar çok farklı hisse almış ki Wall Street’te adamla dalga geçiyorlarmış. Borsa da almadığı hisse yok diye. Ve 500 üzerinden hisse den bahsediyoruz. Onun çeşitlendirmesi ise biraz abartılmış ve kendisi için işe yaramış bir çeşitlendirme.

Şimdi verdiğim bu bilgiler ışığında kendi fikirlerimi paylaşacağım. Açıkçası çeşitlendirmenin gücüne inanan bir insanım. Ama bu çeşitlendirme sadece borsa da değil, yaş ve duruma göre tahvil,eurobond ve Türkiye’de yaşıyorsanız Yurtdışı borsalara da yatırım yapmak önem kazanıyor. Bu tarz da bir çeşitlendirmenin öneminin altını çizmek istiyorum.
Türk borsası veya başka borsalar için çeşitlendirme stratejim açıkçası şöyle : Benim yatırım stratejime uyan her hisseyi alırım. Bu konu da bir sınırım yok ama Sektörel olarak bir sektörün portföyümün büyük kısmını almasını engellerim. Türk borsasında beni zorlayan şey ise stratejime uyan şirket bulmakta zorlanıyorum. Ana portföyümde şuan #smrtg’yi saymazsak( çünkü büyüme hissesi olarak almıştım zamanla çok yükseldiği için portföydeki payı arttı. Normalde ana portföyümde yoktu.) 11 Adet hisse var ve hepsi de yatırım stratejime uyuyor. Ayrıca uyduğunu düşündüğüm ama ekleme yapmadığım 3-5 arasında hissede var. Ama portföyüm büyüdükçe belki onları da eklerim. Fazla hisse eklemenin bir olumsuz yanından dolayı açıkçası eklemiyorum onları çünkü takip etmek gerçekten zor oluyor o zaman. Ciddi zaman ve emek istiyor. Sonuç olarak ben yatırım stratejime uyan ( yakında bu stratejimi detaylı paylaşırım.) hisselere sahip olmayı tercih etmiş birisiyim. Ayrıca portföyüm büyüdükçe başka yatırım enstrümanlarına yatırımı arttıracağım. (eurobond gibi)Sizde kendi durumunuzu ve risk iştahınızı göz önünde bulundurarak ne kadar çeşitlendirme yapmak istediğinizi hesaplayabilirsiniz. Anlayacağınız üzere ne kadar çeşitlendirme kişiden kişiye çok farklılık gösterebilecek bir konu. O yüzden sert çizgiler çizemiyorum ama kişi kendisine uyanı alıp bir çerçeve oturtabilir görüşündeyim.
Sonraki yazımda görüşmek üzere…







Yorum bırakın