“FİNANSAL ÖZGÜRLÜK BY SERKAN ÜNAL & ŞEBNEM ÖZDEMİR” KİTABINDAN ÇIKARDIĞIM ÖZET VE YORUMLARIM

Serkan hocam uzun süredir takip ettiğim ve söylemleri sağlam dayanaklara basan bir akademisyen. Daha önceki kitaplarını da okudum. Ve bu site de paylaştım. Bakmak isteyenler için link:

Kitap 1 : “BORSA DA DOĞRU YATIRIM by SERKAN ÜNAL” Kitabından Çıkardığım Notlar

Kitap 2 : “BORSA DA DOĞRU YATIRIM by SERKAN ÜNAL” Kitabından Çıkardığım Notlar

Bu sebeple Serkan hocamın yatırım tarzına ve düşüncelerine biraz hakimim. Bu kitapta kendisinden beklenen gibi dolu dolu ve temeli bilgiye dayalı bir perspektif çiziyor. Okunmasını şiddetle tavsiye ederim.

Aşağı da alıntı içinde gösterdiğim paragraflar kitaptan direk alıntı olacak. Altında ki düz paragraflar ise benim yorumum.


Öncelikle paranın zaman değeri ve bugün vazgeçilen bir birim harcamanın gelecekte bize birkaç birim güvence ya da alım gücü olarak döneceğini örnek olarak verebiliriz. Tam anlamıyla finansal özgürlüğe ulaşmak kolay olmasa da, bir miktar finansal birikimi olan bir kişi, finansal birikimi olmayan bir kişiden çok daha huzurlu bir hayat sürebilir. İsterseniz bir örnek üzerinden açıklamaya çalışalım. Bir kişi ayda 1.500 $ gelir elde etsin ve bunun %20’sini yani 300 $’ını biriktirerek yatırıma dönüştürsün. Elde edilen sonucu Şekil 1’de sunduk. Yıllık maaş 18.000 $ ve yıllık birikimimiz 3.600 $ olacaktır. Eğer yatırımlardan enflasyon üstü %8 kazanç elde etmek mümkün olursa, 30 yıllık bir zaman diliminde toplam tasarruf miktarı 108.000 $ olacak, değerlendirilmiş toplam birikim ise 407.820 $ olacaktır. Bu, Türkiye standartlarında küçümsenmeyecek bir birikim tutarıdır.

Aylık 300 dolar birikim şuan ki kurla(33 TL) 9900 TL ediyor. Tek başına çalışan bir asgari ücretlinin bu birikimi yapması zor olmasına rağmen, daha iyi bir gelir grubunda olanların yapabileceği bir tasarruf olduğunu düşünüyorum. Ben de ilk başladığım da aylık 100 dolar civarı tasarruf edebiliyordum. Geçen ay itibariyle 2000 dolara yaklaştım. Son paylaştığım aylık raporda bu bilgiler var. 1 TEMMUZ 2024 42. AY PORTFÖY RAPORU.

Tasarruf yapmak, ilk başta harcamalardan feragat etmektir.

Kabul edelim ki, çoğumuzun mevcut maaşları ve gider dengesi düşünüldüğünde finansal özgürlük elde etmek hiç de kolay değil. Buna karşın, yatırımlar ile ilave gelir kaynakları yaratmak, ikinci bir maaş fonksiyonu görecektir. Bu da sevmediğimiz bir işte sırf yüksek maaş alıyoruz diye çalışmak zorunda kalmamızın önüne geçebilir. Finansal güvencemiz olması, düşük maaşlı olsa da eğlendiğimiz bir işi tercih edebilmemizi sağlar. İşten istifa ederken ya da iş değiştirirken belli bir güven içinde rahat hareket edebilmemizi sağlar.

Neden Finansal Özgürlük ? yazımda bu konuya değindim. Kaldı ki çoğu kişi çalıştığı işi sevmiyor hatta nefret ediyor. O zaman sevmediğiniz bir işi, bir hayatı neden yaşıyorsunuz? Kurtuluş ve mutlu bir hayat için plan yapmak, gerekirse fedakarlıkta bulunmak gerekiyor.

Varlıklar cebimize para koyar, yükümlülükler ise cebimizden para alır.

50-30-20 kuralı, gelirimizi üç ana kategoriye ayırmamızı önerir:

  • Zorunlu giderler için %50
  • İsteğe bağlı harcamalar için %30
  • Tasarruf ve yatırım için %20

Yukarı da gördüğünüz değerler artık Dünya’ da bile standarda oturmuş. Ölümüne tasarruf yapmak gerekmiyor. Sadece gelirinizin %20 ile tasarrufa başlamak (erken yaşlarda) yaş ilerledikçe kişiye maddi olarak ciddi güvenceler sağlayabilir. Aşağıdaki alıntı da daha detaylı açıklama var :

%20’lik bütçenin tasarruf için düşük bir bütçe olduğunu ve yaşam standardını da çok etkilemeyeceğini düşünebilirsiniz. Ama bu oranın hiç de düşük olmadığını göstermek için ufak bir uygulama yapalım. Örneğin, yıllık 1.200 $ (aylık 100 $) biriktirdiğimizi ve yıllık %5 reel bileşik getiri ile yatırıma çevirdiğimizi düşünelim. Bu durumda:

5 yıl sonra 6.631 $,

10 yıl sonra 15.000 $,

20 yıl sonra 39679 $,

30 yıl sonra 79.727 $’a yakın bir birikimimiz olur.

Türkiye’deki milli gelire oranla kişisel tasarruf oranının diğer ülkelere kıyasla düşük olduğunu söyleyebiliriz. Hane halkı tasarrufunun harcanabilir gelire oranı olarak tanımlanan tasarruf oranı, ülkemizde yaklaşık %10 civarında seyretmektedir. Türkiye’de genellikle gelir düzeyi arttıkça tasarruf yapma eğilimi de artmaktadır.

Bu bilgi bize o kadar şey anlatıyor ki. Tasarruf oranı nasıl bu kadar düşük olabiliyor? Kimse geleceğe adam akıllı bir yatırım yapmıyor mu ? Verimli bir şekilde yatırım yapan sayısı ciddi mana da az. Ülkenin ekonomik olarak zayıf olmasının bir başka nedeni de bu görülebilir.

“En çok vakit geçirdiğiniz 5 kişinin ortalamasısınız.” – Jim Rohn

Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim. İkisi de kişinin kişisel gelişimi için iyi tavsiyeler veriyor. Genelde ya ben etkilenmem falan diyenler bir gün bir bakıyorlar ki hiç istemedikleri birine dönmüşler. Sigaraya başlama da genelde bu şekilde oluyor. Ortam da sigara içiliyorsa ve tek içmeyen sizseniz, emin olun önünde sonunda sizde başlayacaksınız.

Örneğin, çok pahalı özel okullar vardır ve insanların neden bu kadar fahiş bedeller ödeyip çocuklarını bu okullara gönderdiklerini bazen sorgularız. Bazı insanların çocuklarını bu yüksek bedelli özel okullara göndermesinin sebebi sadece okulun sunduğu eğitim imkanları değildir. Bu okula giden çocuk benzer aileden gelen çocuklarla muhatap olacaktır. Bu çocuklarla sosyal bir ağ kuracak ve muhtemelen yetişkin olduğunda da bu sosyo-ekonomik çevreden gelen arkadaşları ile bağlarını sürdürecektir.

Açıkçası özel okullara ciddi karşı biriyim özellikle Türkiye’deki sisteme. Bir elin sayısını geçmeyecek dışında diğer bütün özel okullar çöpün çöpü maalesef. Tek yaptıkları sürekli reklam ve göz boyama. Veliler de çocuklarım efsane bir eğitim alıyor diye seviniyor ama çoğu gerçek lise ve üniversite sınavlarına girince anlaşılıyor. Bu benim görüşüm ama yazarım burada dediği şey de kısmı olarak doğru. Hala okul arkadaşlarıyla takılan ve görüşen onlarca insan var. Ve bu ileri de o kişilere avantaj sağlayabilir.

Finansal kurumlar, bazı müşterileri için özel portföy yönetim hizmeti verebilmekte ve yatırım fonları yönetebilmektedirler. Bir aracı kurum tarafından yayınlanan alım raporlarının ilk kime ulaştığı çok önemlidir. Çünkü çoğu zaman bu raporlar hisse fiyatlarındaki etkiye sahip olabilmektedir. Peki, raporların bütün paydaşlara aynı anda ulaştığından emin olabilir miyiz?

Twitter (X) bu konuyla alakalı çok fazla aracı kurum raporlarını takip eden insan görüyorum. Ama bence hiçbir rapor masum değil. Kitapta da belirtildiği üzere o raporun yayınlanmadan önce kimlerin eline geçtiği ve ne amaçla yazıldığı maalesef kesin olarak bilinemez. Para için her şeyi yapabilecek insanlar tabi ki para ve menfaat karşılığı çok rahat rapor hazırlar. O yüzden bu konu da özellikle dikkatli olmak önemlidir.

Yine başka bir gerçek var ki hiçbir donanıma sahip olmasak bile sermaye piyasalarındaki tahminlerimiz %50 olasılıkla tutma potansiyeline sahiptir. Başarılı tahminlerimizi parlatmak, başarısız olan tahminlerimizde ise bahaneler bulmak, bizi takip edenleri büyülü dediğimiz bir atmosfer oluşturmamızı sağlayabilir. Örneğin, “Borsanın düşmesini bekliyorum ama ayı tuzaklarına da dikkat etmeliyiz.” şeklindeki bir analizinizin ardından, eğer borsa yükselirse “Ayı tuzağına dikkat çekmiştim.” diyerek tekrar üstüne çıkabiliriz. Borsa düşerse zaten bilmişimdir.

Bunu bu işe yeni başlayan ya da finansal okuryazarlığı az olan insanlar daha çok yapıyor. Sosyal medya da ne olduğu belli olmayan insanların verdiği hisse ve ekonomi tavsiyelerine kulağınızı tıkayıp, kendinizi bu alanda kitap okuyarak, rüştünü ispatlamış kişileri takip ederek/görüşerek geliştirmeliyiz.

Borsada yatırım, bir işe ortak olmaktır. Al-sat ise fiyatın istediğimiz yönde gideceğini ummaktır. – Serkan Ünal

Piyasa volatilitesi ve duygusal dalgalanmalar, yatırımcıların duygusal tepkiler vermesine neden olabilir. Ancak başarılı yatırımcılar, duygusal kararlar yerine mantıklı ve disiplinli bir yaklaşım benimserler, strateji geliştirirler ve anlık gelişmeler yüzünden stratejilerinden sapmazlar.

Yatırımın %90 psikoloji %10 araştırmadır diye boşuna demiyorlar. Sözde basit ama uygulama da zor olan bir laftır. Bende geçmişte psikolojimi yönetemeyip, çok kârlı olabilecek pozisyonlarımı erken sattığım oldu. O yüzden psikoloji yönetimi çelik gibi irade ister.

Şunu da sorgulamalıyız: Nasıl oluyor da Bank of America, Goldman Sachs gibi uluslararası kurumlar, yıllık faaliyet raporlarında yüksek oranda trade kazancı bildiriyorlar? Bu trade kazançlarının nereden geldiğini keşke takip edebilsek ve kalem kalem çıkarabilsek. Ancak bunu tahmin etmek çok da zor değil. Bu trade kazançlarının çok büyük bir kısmı, işi kumara dökmüş ve trader olarak tanımlayabileceğimiz küçük oyuncuların kayıplarından elde edilmektedir.

Şu paragrafı anlamayan kaç tane arkadaşım var. Hala al-sat ile para kazanıp, köşeyi dönme derdin de. Bırak para kazanmayı ciddi mana da hala eksi de. Söz de kazandığını iddia eden varsa kanıtı ile gelsin bakalım. Ama bu bile %1 ‘lik bir kesimden fazlası olamaz. Mantık ve matematik bu konu da yalan söylüyor olamaz.

Yatırımcıların piyasaya ne zaman girmesi ve ne zaman çıkması gerektiğini belirten bir çanın çalması fikri kesinlikle inandırıcı değil. Yaklaşık 50 yıldır bu işte çalıştıktan sonra bunu başarılı ve istikrarlı bir şekilde yapan kimseyi tanımıyorum. Bunu başarılı ve tutarlı bir şekilde yapan birini tanıyan birini bile tanımıyorum. – John C. Bogle

“Piyasanın ne yapacağına göre almalı mıyız veya satmalı mıyız dediğimiz veya düşündüğümüz bir karar verdiğimizi hiç hatırlamıyorum.” – Warren Buffett

Warren Buffett bir konuşmasında bunu şöyle açıklar: “Şu an eskisinden daha iyi bir sistemimiz var ve 50 yıl sonra daha iyi bir sistemimiz olacak. Neden bu kadar eminim? Çünkü 91 yılını gördüm. Düşünün, bir iç savaş yaşadık. Bir Büyük Buhran yaşadık. Tüm bu şeyleri yaşadık ama şuna inanın ki işler her zaman ilerler. Hükümetler ilerler ama daha önemlisi insanlar ilerler. İnsanlara yatırım yapmanın en iyi yolu ise uzun vadeli yatırım yapmaktır ve bunun en kolay yolu S&P 500 endeksidir.”

İnsanlık, Dünya ve Türkiye sürekli gelişiyor, gelişecek ve gelişmeye devam edecek. Ne olursa olsun insanlık sürekli yeni icatlar bulacak. Ekonomiler sürekli olarak büyüyecek. Ama bunlar bir anda değil, zamanla olacak. Geleceği öngörebilenler şimdiden purolarını yakabilir.

Türkiye’de tasarruf oranı 2022 yılı için %11,4. OECD ülkelerinin ortalaması ise %20,6.

“Göz görmeyince gönül katlanır” deyişine benzer şekilde, pek çok kişinin farkında olmadığı ya da üzerine kafa yormadığı kesintiler mevcuttur. Bireysel Emeklilik Sistemi’nde :

1.Giriş aidatı plana göre değişebilir.

2.Yönetim gider kesintisi,

3.Ara verme kesintisi,

4.Fon işletim gider kesintisi bulunmaktadır.

Bes bu aralar popüler olsalar da yönetim giderlerinin çok ciddi boyutta olduğunu düşündüğümden dolayı, hala Bes yatırımına başlamadım. Devlet katkısı ve diğer avantajlarının farkındayım. Ama zaten başlamak için en iyi yaş 46. Ben şuan 31 yaşındayım. Bakalım belki ilerleyen zaman da gelişmeler ışığında fikrim yumuşayabilir.

Yüksek güç mesafesi olan bir kültürde genellikle toplumun belirli bir kesimi diğerlerine göre daha fazla güce sahiptir. Bu tür toplumlarda güce daha çok saygı duyulur ve güçlü olana ayrıcalıklar sağlanır. Doğu toplumlarında genel olarak güç mesafesi yüksektir. Türkiye, 66 puan ile güç mesafesinin yüksek olduğu ülkelerden biridir. Güç mesafesinin finansal piyasalara da çeşitli yansımaları vardır. Örneğin, SPK’dan ceza almış birçok manipülatör sırf çok zengin olduğu için piyasadaki diğer oyuncuların saygısını görebilmektedir. Hatta insanlar kendilerini dolandıran kişiye yeniden güvenerek tekrar dolandırılabilmektedir.

“Yeniden güvenerek tekrar dolandırabilmektedir.” sözü bence çok komik. Ve dolandırıcı yeniden dolandırabiliyorsa o kişiyi ayakta alkışlamak gerekir. Zaten bizim toplumumuzda anlaşılan yapıyor bunu. Ne zaman dürüstlük, eşitlik, adalet insanlarımız arasında yayılacak merak konusu…

Hisse senetlerinde fiyat hareketlerine değil, şirketin büyümesine ve kar dağıtmasına dayalı olarak kurguladığımız stratejilerde başarı elde edebiliriz. Diğer yöntemler bize değil, tahta yapıcılara ve içeriden öğrenenlere para kazandırır.,

Bu paragrafı ezberleyip, her şirketi buna göre araştırmak gerekiyor.

İşe seçiminde dikkat edilecek belki de en önemli ayrıntı, şirketin sahip olduğu iyi yönetimdir. İyi bir yönetim öncelikle dürüst olmalıdır. Finansal tablolardaki ayrıntılar ve diğer birçok kaynak, şirket


Modern Köle sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın

← Back

Mesajınız gönderildi

Uyarı
Uyarı
Uyarı
Uyarı!