Phuket’ten 12 saatlik otobüs yolculuğu ile ulaştık Bangkok’ a. Otobüsleri aşırı rahat, ayaklarınızı uzatabileceğiniz kadar mesefa var. Bangkok’ ta Khaosan Road’ a yakın otelimize yerleştik.
Wat Arun. Bangkok’taki tapınaklardan en ünlüsü. Açıkçası bizde çok beğendik çok güzel bir mimarisi var. Giriş ücreti 200 baht. Önceden çok daha ucuzmuş. Ama son zamanlarda turistler için fiyat artmış. Zaten kendi vatandaşları ücretsiz giriyor. Ama diğer tapınakların da ücretleri uçmuş durumda. Buranın ikinci bilinen tapınağı Wat Pho giriş ücreti 300 baht. Grand Palace 500 baht. Burası için fazla pahalı. Wat Pho tavsiye etmem aynı mimari, bildiğimiz tapınak. Ama Grand Palace fiyatı göze alıyorsanız güzel.

China Town. Genelde Çinlilerin çoğunlukta olduğu bir semt. Çin yemeklerinden, kültürüne kadar çoğu şeyi burada bulabiliyorsunuz. Ayrıca diğer yerlere kıyasla ciddi ucuz.

Terminal 21. Her katına şehir isimleri koyan meşhur bir AVM. İstanbul, San Francisco vb. gibi. Ama fiyatlar dışardaki pazarlara göre daha yüksek. Ürün kalitesi iyi desek o da değildi. O yüzden bence gezmelik. Çokta alışveriş yapılacak bir yer değildi.
Sukhumvit. Gökdelen cenneti bir yer. Bazı gökdelenlerin en tepesine çıkıp gün batımı izlenebiliyor. Ayrıca çok fazla alışveriş merkezine sahip cadde. Tabi bir o kadar da kalabalık. Trafiği çok yoğun. Korna sesleri, motorsiklet sesinden geçilmiyor. Bangkok’un en gelişmiş yeri diyebiliriz. Biz çok beğenmedik. Dediğim gibi aşırı kalabalık ve görültülü.
Chatuchac Weekend and Flower Market. Weekend market olarak geçiyor ama bir kısmında da ciddi bir bitki satışı var. Bir kaktüs ve sukulent sever, ve hobicisi olarak en sevdiğim yer oldu. Çünkü Tayland kaktüs ve sukulent üretiminin merkezi. Türkiye’ de 2000 TL’ ye satılan türleri burada 100 TL ‘ye bulmak mümkün oldu. Bende alabildiğim kadar aldım. Aklınıza gelebilecek her türlü bitkiyi burada bulabilirsiniz. Ayrıca pazarın diğer yarısı da diğer ürünlerle dolu. Dünyanın en büyük açık pazarıymış burası. Biz gezerken çok zevk aldık. Bir daha gitmeye düşünüyoruz. Ayrıca ürünlerde uygun diyebilirim. Tabi bir de hafta sonu giderseniz bütün dükkanlar açık olacak. Bitki pazarı benim anladığım sadece hafta içi açık. Bir daha hafta sonunda geldik ve bitki yerlerinin yerine diğer yerler açılmıştı. Ama acaip uygun bir pazar. Bütün hediyelik, giyim vs. alışverişimizi burada yaptık. Tabi mutlaka pazarlık yapın. Yarı fiyatına iniyorlar. Biz ilk önce pazarın hepsini dolaşıp fiyatlarla ilgili bilgi aldıktan sonra dönüp en uygun ve kaliteli olduğunu düşündüğümüzü aldık. Girdiğiniz ilk dükkandan satın alırsanız kazıklanma oranınız çok yüksek olacaktır. İndirim yapsa bile. Örnek benim eşime bir hasır çanta alacaktık. 750 bahtlar söylendi ilk sorduğumuz yerde. Sonra indirim deyip 550 bahta iniyorlar ama biz bütün pazarı gezdikten sonra aynı çantayı 300 bahta aldık. Vaktiniz varsa bol bol gezin. Çok keyifli bir market.


Mbk Center. Ne kadar da elektronik merkezi olarak geçse de öyle değil. Sadece 2 katı elektronik. Ve çoğu sokak satıcısı, sizi geçerken ciddi taciz ediyorlar sözleriyle. Öyle ciddi bir marka da yok burada. Alt iki katı giyim. Son iki katı da yemek. Alışveriş merkezi gezmek benim çok sevdiğim bir aktivite olmadığı için, gidip gidilmemesi kişiye göre değişir. Bundan sonra diğer AVM’leri yazmayacağım. İlgisi olan varsa burası bir AVM cenneti…
Lumphini Park. İşte benim zevk aldığım aktivitelerden. Kocaman gökdelenlerin arasında kalmış, çok güzel bir park. Burada timsah büyüklüğünde kertenkeleler var. Bunlara Su Monitörü deniyor. Neredeyse her park ve su olan alan da varlar. Ama en büyükleri bu parkta. Ve sayıları baya fazla. Göreceğim diye aramanıza gerek yok. Direk göz önündeler. Güzel canlılar. Gelmişken görmek lazım.
Floating market. ( Yüzen Pazarlar.) Bangkok’un en meşhur aktivitelerinden. Bizde hem daha az turistin olduğu, yerellerin daha fazla olduğu Talin Chun yüzen markete gittik. İlk önce Talin Chun District durağında indik otobüsle. Durağın adını özellikle söylüyorum çünkü yaşadığımız deneyim tamamen buna bağlıydı. Burada indikten sonra fark ediyorsunuz ki burası yüzen market değil. Daha çok küçük bir pazar. Ama iskeleye doğru geldiğinizde oradan küçük botların kalktığını göreceksiniz. Olayın en güzel yanı burada başlıyor. Normal de yüzen markete gidiş geliş 500 baht. Ama biz pazarlıkla 300 bahta anlaştık. Deneyim bence olağanüstüydü. Dar kanallardan ,yerel halkın yaşadığı evleri görüyorsunuz. İnsanlar el sallayıp gülüyor, bu da bizi çok mutlu etmişti.40 dk gidiş. 40 dk dönüş oluyor. Bence en güzel yanı buydu. Yolun sonunda sizi sözde yüzen markete götürüyorlar ama açıkçası çok beğenmedik orayı. Bir de sanırım biraz geç kaldık biz. Çoğu yer kapatıp gitmişti. En güzel yanı giderken gördüklerimizdi. Bangkok ‘un en güzel aktivitesi oldu bizim için.



Khaosan Road. Barların çok yoğunlukta olduğu bir cadde. Bizim otele yakın olduğu için gece yürüyüşlerinde uğruyorduk. O kadar gürültülü bir yer ki ses sistemlerinin basını kalbimde hissedebiliyordum. Lady Boylar dans ediyor genelde masalarda. İnsanlar içkilerini alıp eğleniyorlar. Bu tarz eğlence anlayışımız olmadığı için biz sadece gözlemledik. Seveni varsa giderse çok eğleneceğini düşünüyorum.
Masaj. Phuket’ e göre daha uygun. 1 saatlik ayak masajını en fazla 350 Baht gördüm. 250 Baht ‘a masaj yapan çokça yer var.
Şimdi gelelim tavsiyelere gidecekler için.
Toplu taşıma çok ucuz 7 bahttan başlıyor 20 bahta kadar. Hemen hemen her yere var. Bazı otobüsler geç geliyor. Bu durumda Bolt kullanıp taksi çağırdık. Phuket’ e göre taksiler daha ucuzdu. Ama yoğun zamana denk gelirseniz taksi bulmanız da zor oluyor.
Bangkok’ a kaç gün ayırmak lazım ? Bence en fazla 5 gün. Biz 9 gün ayırmıştık. Son iki gün sıkılmaya başlamıştık. Bende plan yaparken 5 gün Bangkok ve 4 gün Chang Mai diye plan yapmıştım ama denk getiremedik. Phuket’ e biz 9 gün ayırmıştık. Fazlasıyla yetti. Hatta daha fazla kalmak istiyorduk. İlk defa bu tatilimde acele etmeden yavaş yavaş, yaya yaya gezdik. Çok keyif aldık. Bu yüzden süreleri uzun tutmuştum zaten.
Bangkok lağım kokuyor mu ? Evet maalesef. Avm ‘lerin olduğu bölgelerin dışındaki her yer böyle. Biz artık son günler bunalmıştık bundan. Gidenlerin şimdiden hazırlıklı olmasında fayda var. Yanınıza bir maske almanızı veya burna sürülen kokuyu almanızı engelleyen kremlerden almanızı tavsiye ederim.
Sivrisinek sorunu var mı ? Bangkok’ ta yok denecek kadar az ama Phuket’ te mutlaka bir sivrisinek kovar almanız şart. Biz yanımıza almamıza rağmen ve her dışarı çıkışımızda da sıkmamıza karşın yine de çok ısırıyorlar. Seyahatinizi daha konforlu hale getirmek için bence şart.
Para bozdurma. Artık herkes havalimanlarında ve meşhur yerler de para bozdurmaması gerektiğini biliyordur. En güzel oranları genelde turist olmayan ve çok yoğun olmayan caddelerde ki dükkanlarda bulursunuz.
Yemekler. Biz ilk Phuket’ e gittiğimiz için ne kadar farklı Thai yemeği varsa denedik. Çok keyifli bir deneyimdi. Bende eşim de zaten farklı mutfakları sürekli deneyen insanlarız. O yüzden hiç zorlanmadık. Ama sağlıklı beslenmeye çalışan iki kişi olarak sağlıklı beslenmeyi bir köşeye bıraktık bu 20 günde. Çünkü Thai mutfağında neredeyse her yemekte şeker var. Ayrıca aşırı baharatlı yemekler. Gittiğimiz her yerde şeker istemediğimizi anlatmaya çalıştıkça daha kötü geldi biz de artık saldık. Sadece şeker de değil bu arada. Bazı yemekler de et diye sakatat var. Bu da alışık olmayanlar için biraz zorlayıcı ve hijyen konusunda soru işareti yaratabilir. İsteyenler için her şehir de zaten Vegan ve Vejetaryen yerler var. Neyse biz böyle her şeyi deneyip, Bangkok’ a gelince artık midemiz Thai yemeklerini kaldırmamaya başladı. Sanırım biraz abarttık Phuket’ te :). Sonra sadece meyve ve Thai olmadığını bildiğimiz yemekler yemeye başladık. Pizza, Spagetti gibi. O yüzden Thai yemeklerini ağırdan almak iyi bir fikir olabilir.
Yemeklerle ilgili başka bir konu sokak satıcıları. Biz gitmeden sokak satıcılarının bile çok hijyenik olduğunu ve tamamen güvenilir olduğunu okumuştuk. Bu bilgi Phuket için kesinlikle doğru iken Bangkok için aynısı geçerli değil. Bir de genelde ızgara ve sıcak yemekler tercih ettik biz. Bildiğiniz üzere soğuk yemeklerde bakteri ve virüs olma ihtimali daha yüksek. Bangkok’ ta midemizin artık Thai yemek kabul etmemesinin bir nedeni de buydu.
Genel olarak Phuket’ i çok beğenmemize, harika deneyimler yaşamamıza rağmen Bangkok için aynı şeyleri tam olarak söyleyemem.
Maliyetler. Salamair ile Trabzon üzerinden Muscat aktarmalı gidiş Phuket, dönüş Bangkok olacak şekilde bilet almıştım. Toplam 37.000 TL iki kişi için bilet ücreti. Bütün seyahatimiz 85.000 TL ‘ ye mal oldu her şey dahil. Konaklama, yeme içme, turlar, ulaşım, 20 günlük Trabzon havalimanı park ücreti, Trabzon’ a 5 saatlik yol masrafı, hediyelikler..vs. Günlük maliyetimiz 4250 TL olmuş.







Yorum bırakın