Bazı insanların neden fakir olduklarını hep merak etmiştim. Bende fakir bir aile de doğdum. Büyürken hep fakirlik yaşadık. İlk başlarda bunun bir sınav olduğunu düşünsem de finans konusunda okumalarım ve gözlemlerim üzerine bunun tamamen kişiden kaynaklı olduğunu düşünmeye başladım. Geçen gün eşimle bu konuyu konuşurken neden bunu bir yazı haline getirmeyeyim diye düşündüm. Böylelikle faydalı bir içerik olacağını düşünerek başladım aklıma gelen nedenleri yazmaya. Sizde hazırsanız nedenlere bir göz atalım.
1.Kötü Alışkanlıklar. Alkol, sigara ve kumar gibi alışkanlıklar insanları maddi olarak büyük zararlara uğratıyor. Sürekli olarak bunlara yatırılan maddi kaynaklar yatırıma yönlendirilse kişi hayatta iki üç adım önde başlar. Bu yukarı da saydığım kötü alışkanlıklar sadece maddi olarak değil, manevi olarak da geri dönüşü imkansız zararlar da veriyor. Zamanla beraber insanın en değerli hazinesi olan sağlığı da giderek kötüleşiyor. İlerleyen yaşlarda bozulan sağlıkla beraber sağlık harcamalarınız da artıyor. Her türlü zarar yani. Bir de gelir düzeyinizin iyi olmadığını da varsayarsak bunun sizi maddi olarak nasıl sürekli olarak fakir olmaya ittiğini görebilirsiniz.

2.Finansal Okuryazarlık Eksikliği. Kitlelerin fakir kalmasının en büyük sebebi bu. İnsanların ellerine hayal edemeyecekleri paralar geçiyor. Nereden mi biliyorum? Tabi ki kendimden. Fakir bir aile de büyüdüğümü söylemiştim. Lise çağlarında iken babamın eline dedemin satılan arsasından 250.000 dolara denk gelen para gelmişti. Şöyle düşünün bu para şuan benim portföyümün 4 katı neredeyse. Bu kadar param olsa finansal özgürlük çok yakın olur bana. Neyse peki benim babam ne yaptı bu parayı dersiniz ? Annemin istekleri üzerine eve yeni eşyalar alındı. Babam sıfır bir araba aldı. Bana bir bilgisayar alındı. Böyle gidiyor işte liste. Halbuki finansal okuryazarlığı olan biri o parayı yatırıma yönlendirir gelen pasif akışıyla istek ve arzularını alırdı. O parayla temettü veren 10 hisseye eşit bölünseydi şuan ki değerini tahmin bile edemezsiniz. (yıl: 2010 civarı) Şimdi dönüp geçmişe bakınca gerçekten ne fırsatlar kaçırmışız diyorum. Ayrıca bilgi neden güçtür sözünün açıklaması da var yukarıda kendi yaşantımdan olan hikaye de. İşte bu yüzden benim şiddetle tavsiye ettiğim finans alanında okunması gereken kitaplar blog yazım var. Linki : YATIRIM ALANINDA TAVSİYE ETTİĞİM KİTAPLAR.

3.Kısa Vadeli Düşünme. İnsanlar acıyı mümkün olduğunca erteleme eğiliminde iken zevki de en kısa süre de yaşamak istiyor. Belki insanlığın ilk zamanlarında böyle bir şey mantıklı olurdu çünkü yaşam süresi şuana kıyasla ciddi oranda düşüktü. Ama şuan gelecek projeksiyonları çoğu insanın 100 yaşına kadar yaşayabileceğini öngörüyor. O yüzden ilkel içgüdülerden uzaklaşmanın zamanı geldi. Ayrıca kime borsa ve uzun vadeli yatırımdan bahsetsem ilk söylediği :” Hocam en geç 1 yıl içinde zengin olacaksam olur yoksa bana uymaz.” lafı oluyor. Bunun söyledikten sonra bende haklısın deyip daha fazla bir şey anlatmıyorum. Söylenecek çok şey var aslında ama kendimi orada yormak istemiyorum. O yüzden burada anlatacağım. Bu kısa vadeli düşünme yüzünden ülkemizde kumara olan talepte çok ciddi oranlarda. Daha buna borsada oynayanları katmıyorum bile. Kimse şu sözün farkında değil : “Bedava peynir fare kapanında olur. “ Hiç kimse size bedava para vermez. O yüzden kendi paranızı kendiniz kazanmanın ve yatırırım yapmanın bir yolunu bulmak zorundasınız. Bu kısa vadeli düşünme yüzünden çoğu kişi çocuğunun geleceğine de yatırım yapmıyor. Nasıl olsa ilerde bir şekilde voleyi vuracağını düşünüyor. Ama çocuklar belli bir yaşa geldiğinde maalesef hayata eksiyle başlıyorlar. Çünkü ebeveynleri onlar için bir plan yapmamıştır. Ayrıca sosyal medya da ve çevrenizde sürekli “şuraya bu kadar koydu, şu oldu. Yok define buldu köşeyi döndü. ” gibi nadiren olsa kısa vadeli düşünmenin faydasını görmüş kişiler ön plana çıkıyor. Ama kaybeden %99.99 ‘dan kimse bahsetmiyor. Hiç gördünüz mü kaybettiğini gurur içinde anlatan ya da sadece anlatan? Çok az. Burada algı da seçicilik dediğimiz olgu ön planda hep.

4. Borç Yönetiminde Eksiklik. Bu konu kısmen finansal okuryazarlıkla alakalı ama orada bahsetmediğimiz için buradan anlatacağım. Fakir insanların genel özelliği genelde borç içinde olmalarıdır. Borç içinde yüzerken borçlarını yönetmenin bir yolunu bulmaya çalışmıyorlar. Çoğunu bahanesi gelirini arttıracak bir işi olmadığıdır. Tamam o zaman borç yapma daha fazla, olan borcu erit. Borçsuz yaşamayacağını iddia eder. Belki de doğrudur. Ama hep bahaneler vardır. Bu hepimiz için geçerlidir. İsteyen bal gibi gelirini arttırmanın bir yolunu buluyor. Fedakarlık gerektirdiği için herkese göre değildir. Zaten bu yüzden de herkes yapamaz. Akşam 7’de yorgun argın eve gelip bir yan iş yapmak zordur. Ama borçlarını bitirip düze çıkmak isteyen kişi yukarı da bahsettiğim iki yoldan birini seçmek zorundadır. Bu karar artık kendisine kalmış. Mesela ben borç yapmamak üzerine bir strateji izliyorum. Borca gireceksem bunun detaylı planını, ödemesini yapacağımdan emin olursam borca giriyourum.

5.Dini sebepler. Bu konu da ne yazarsam yazayım bazı tepkiler geleceğini biliyorum. Bunu kendi fakirliğine bahane olarak gösteren çok fazlaca insan olduğunu biliyorum. O yüzden yorumsuz bir şekilde bırakıyorum.

6.Aşırı Tüketim ve İsraf. İnsanı fakirliğe götüren ve fakir bırakan temel kötü alışkanlıklardan bir tanesidir. Son dönemlerde çok zenginken fakirleşen ünlüleri duyuyorsunuzdur. Hepsinin ortak özelliği aynıdır : Varlıklarını israf etmeleri, aşırı tüketmeleri. Hazıra dağ dayanmaz sözü tam da bu kişiler için söylenmiştir. Bir kere israf ve aşırı tüketim başladı mı, dünyanın en zengin adamı bile fakir olmaya mahkumdur. Sürekli tüketilen bir malın dayanma şansı yoktur. Bunun yanı sıra israf durmaya başladı mı ciddi bir şekilde varlıklarınızın arttığını göreceksiniz. En fakirinden en zenginine herkes bir miktara kadar israf ediyor olabilir. Önemli olan bu israfları bulup, batan gemi misali delikleri kapatıp, yüzmeye başlamaktır.
Yukarı da “İnsanlar Neden Fakir Olduğunun 6 Sebebi?” ‘ni yazdım. Çoğunu anlattığım üzere kendi yaşantım da görüp, sonra düzelttiğim şeyler. Umarım burayı okuyan birileri de kendine dersler çıkarır ve kendini geliştirir. Sonraki yazımda görüşmek üzere..






Yorum bırakın