BORSA DA TEK BAŞINA KİTABININ ÖZETİ VE YORUMLARIM.(PETER LYNCH VE JOHN ROTCHİLD)

Bu kitap yatırım alanında tavsiye edilenler arasında ilk beş kitap arasına çok rahat girer. Zaten Peter LYNCH için bile bu kitap okunur. Kitabı daha önceden okumuş olmama rağmen şimdi tekrar bir daha okumak istedim. Hem bilgilerimi tazeledim. Hem de sitemde bu kitabın özeti eksik olduğu için bu eksikliği tamamladım. Daha önceki kitap özetlerini de genelde kitaptan alıntı yaparak özet hazırlıyordum ama artık daha çok benim yorumlarım ve bakış açım olacak tabi kitaptan alıntılar yapacağım ara ara.  Kahveler hazırsa başlayalım.

İnsanlar bazen satın alınacak hisseler ararlar ama satın alınacak hisselerin burunların dibinde olduğunu anlamazlar. Örneğin bir ev hanımı düşünelim sürekli bir giyim mağazasından alışveriş yapıyor ve kocasına şunu söylüyor: “Her gittiğimde dükkan tıka basa dolu.” Çoğu insan “Bu şirket acaba borsaya kote mi?” diye düşünmez. Çünkü çoğu insanın dikkati aslında o dönem popüler olan hisselerdedir. Bu örneği çoğu şirkete uyarlayabiliriz. İster bir market olsun, ister bir giyim dükkanı olsun, ister bir sağlık kuruluşu olsun fark etmez. Peter LYNCH yatırım yapacağımız şirketleri bulmanın aslında çok kolay olduğunu vurguluyor bu şekliyle. Sadece etrafımıza bakmamız gerektiğinin altını çiziyor. Ben de aslında bu dediğinin çoğuna katılıyorum. Bir tüketici olarak benim de , sizin de bazı satın alma alışkanlıklarımız var. Bazı firmalardan daha çok alışveriş yaptığımızı çoğumuz fark etmiştir. Bunun nedeni o firmaların bazı şeyleri farkında olsak da olmasak da doğru yapmalarından kaynaklanmaktadır. Ve bu firmalar bazı şeyleri doğru yaptıklarından dolayı da sürekli kâr ettiklerini varsaymak gerekiyor diyor bu kitap. Ama uyarıyı da yapıyor burada. Bir şirketi satın almadan önce detaylıca araştırmak gerekiyor tabii ki buna itirazı olacak kimseyi tanımıyorum. 

Bazen sıkıcı şirketler iyi kazançlar sağlayabilirler. Örnek: mezar işinde olan bir şirketi kimse satın almayı düşünmez ama gerçek yatırımcı şirketin faaliyetlerine ve kârına bakar ve buna göre şirket satın alır. Kitapta özellikle bu konunun üzerinde çok duruyor. Kitabın yazarı satın almalarında özellikle kimsenin ilgilenmediği şirketleri satın almaktan gurur duyduğunu belirtiyor. Çünkü kimsenin ilgisinin olmadığı şirketlerin daha çok kâr getirebileceğini ifade ediyor Peter LYNCH. Kendi deyişiyle uzun süredir bir analistin ziyaret etmediği bir şirketi ziyaret etmekten büyük mutluluk duyduğunu ifade ediyor. Sıkıcı şirketlerle ilgili değindiği diğer bir alanda rekâbetin bu şirketlerde az olmasından dolayı düzenli olarak kârlarını arttırabileceğinden bahsediyor. Türkiye’de aklıma gelen sıkıcı bir işle uğraşan bir şirket yok ama şöyle bir şirket hayal edelim: tuvalet temizliği yapan kurumsal bir firma düşünelim. Bu firmaya yatırım yapmak ister miydiniz? Çoğu yatırımcı ben de dahil olmak üzere büyük ihtimalle düşünmez ama aslında yapmamız gereken : şirketin faaliyet raporu ve bilançolarını inceleyip kârın ne durumda olduğunu değerlendirip ona göre yatırım yapmamız. Bir iş ne kadar sıkıcıysa, bir şirketin ismi ne kadar sıradansa, o şirketin yaptığı iş ne kadar mide bulandırıyorsa o kadar iyi bir şirket olabilir. Çünkü çoğu kişinin aklına bu şirketlere bakmaz gelmez.

Unutulmaması gereken bir diğer konu eğer bir şirket çok göz önünde ise ve herkes bu şirketi biliyorsa ileride olağanüstü kar etme olasılığı düşüktür. Kimsenin bilmediği şirketleri bulup daha popüler olmadan yatırım yapmak kârımızı katlayabilir. Bu konuya örnek kendi hayatımdan da verebilirim. İlk borsa yatırımımda yüksek temettü ödemesi sebebiyle ve o dönem çok popüler olmasından dolayı ben de ışıltısına kapılıp Ereğli Demir Çelik hissesine gereğinden fazla yatırım yaptım. Normalde portföyümde dengeli bir çeşitlendirme izlerim. Ama yukarıda saydığım sebeplerden ötürü bu hisseye gereğinden fazla nakit ayırdığını fark ettim. Hisse 2 senedir reel olarak zararda. Benim deneyimlediğim ama gözlemlediğim başka bir hisse de Alarko Holding hissesinde oldu. Geçen 3 ay öncesine kadar çok popülerdi. İnsanlar hisseyi portföylerini eklemek için adeta yarışıyorlardı. Ama sonra kötü haberler üst üste gelince hisse ciddi manada değer kaybetti. Bu yatırıma sır popülerliği için para ayıranlar ciddi zarar ettiler. Bu kitap özellikle ışığın altında olan, popüler hisseleri iyi araştırmadan satın almamanızı onlarca farklı örnekle anlatıyor. Benim de deneyimlerim yukarıda da belirttiğim üzere yazarınkiyle uyuşuyor. 

Hiçbir tahvil size yatırdığınız paranın 10 katı kazanç getiremez, tabii siz özellikle çürük tahvilleri bulup çıkarmakta uzmanlaşmış bir tahvil avcısı değilseniz. Diğer bütün yatırım araçlarının size getirebileceği tahmini bir getiri oranı vardır. Ama borsa gibi, arsa yatırımı gibi yatırımlar yatırdığınız anaparanın 10 katı, 20 katı, 100 katı getiri sağlayabilirler. Diğer yandan en kötü senaryoda kaydedebileceğiniz bütün anaparanınızdır. Burada kastedilen aldığınız riske oranla getirinizin borsada çok yüksek olabileceğidir. 

Wall Street tarafından henüz keşfedilmemiş ve onaylanmamış yani radara yakalanmamış şirketleri tercih edin. Burada kastedilen aslında aracı kurumlardır. Aracı kurumların kendi menfaatleri için rapor yazmalarını bir kenara bırakalım. Gerçekten yayınladıkları raporların ve hedef fiyatların ne kadarının gerçekleştiğini kısa bir araştırmayla siz de görebilirsiniz. Peter LYNCH 10 kat gidecek hisselerin genelde popüler olmayan ve çoğu kişi tarafından radara alınmamış hisseler olduğunu savunuyor. Bir hisseyi herkes konuşmaya başladıysa o hisseden uzak durmak için veya elinde varsa satmak için iyi bir neden olduğunu sürekli olarak belirtiyor. Ama burada bir not düşmem lazım: hissenin geleceği ve hikayesi hala devam ediyorsa elinde tutmaya devam etmiş.  

Hisse senetlerine yatırım yapmadan önce kendinize ev alın. Türkiye’de çoğu kişi de bu cümleyi sürekli olarak tekrar etmekte ve ben de buna katılmaktayım. Nedeni ise aslında çok basit. İnsanlar borsaya veya herhangi bir yatırım aracına dolaylı veya dolaysız olarak mutlu olmak için yatırım yaparlar. Ama çoğumuz bilir ki eğer kiralık bir evdeyseniz en başta ev sahibiyle sorunlar, evde yapmak isteyeceğiniz tadilatlardan dolayı yaşayacağınız izin problemleri ve bir eve sahip olmamanın verdiği huzursuzluk çoğu insanı mutsuz ediyor. Bu insanlar arasında ben de varım. Şu an çok güzel kiralık bir evde olmama rağmen kendimi özgür ve mutlu hissedemiyorum. Evde yapmak istediğimiz o kadar çok değişiklik var ki hepsini yapmaya izin almak çok zor. Hadi izin aldık, ev sahipleri masraflar konusunda haklı olarak şüpheci davranabiliyorlar. O yüzden eğer hayalinizdeki evi satın alacak gücünüz varsa ilk adımınız o evi satın almak olmalıdır. 

Borsanın yakın gelecekte ne yöne ilerleyeceğini tahmine çalışmak boşunadır. Kitapta da bu konu çok fazla işlenmekte ve ben de buna çok katılmaktayım. Borsanın veya herhangi bir hissenin nereye gideceğini uzun vadede kimse bilemez. Biz sadece temeli sağlam, iyi yönetilen, gelecekte sürdürülebilir kâr elde edebilecek şirketlere yatırım yapar ve yatırım sebebimiz değişmediği sürece o şirketi tutmaya devam ederiz.  

Bir doktor bir ilaç firmasının çok satan bir ilacını herkesten önce fark edebilir. Bir lastik satıcısı kötü giden yıllardan sonra lastik satışlarının arttığını görünce aklına ilk gelen gidip Goodyear hissesini almak olmalıdır. Bir market zincirinde çalışan bir işçinin bile markette işlerini iyi gittiğini görmesi üzerine gidip o marketin hissesini almak gelmelidir. Yukarıda aslında bu konu üzerine biraz konuşmuştuk. Ama burada özellikle bir firmada çalışan insanların o firmanın gidişatı hakkında daha iyi bilgiye sahip olabileceklerinin altı çizilmektedir. Diğer taraftan yine şirket içinden satın almaların özellikle takip edilmesi gerektiğini vurgular Peter LYNCH. Ben de şirket araştırmalarımda bu konuya dikkat ederim. Ama benim bildiğim kadarıyla Amerika Birleşik Devletleri’nde olduğu gibi şirketin içinden satın almalar olduğunda bunu kamuoyuyla paylaşılmadığını biliyorum Türkiye’ de. Bizde genelde payı %5 üstüne çıkan satın almaların KAP bildirimi yapılıyor. 

Sadece bir şirket bir ürünü çok satıyor diye o şirketi satın almak için acele edilmez. Şirketin diğer ürünleri ve sattığı ürünlerden ne oranda kar ettiği araştırmalıdır. Ayrıca o sattığı ürünün toplam satışlarının % kaçına denk geldiğini de araştırmak gerekir. Bazen çok iyi satılan ürünler bir şirketin gelirlerinin % 5 bile olmayabiliyor. Yani genel olarak iyi bir şirket araştırması yapılmalıya geliyoruz yine. 

Bir atlet için fazla kilo ne demekse, bir hisse için de yüksek fiyat kazanç oranı odur. Burada özellikle fiyat kazanç oranı çok yükselmiş şirketlere aşırı dikkatli bir şekilde yatırım yapılması gerekiyor. Peter LYNCH fiyat kazanç oranı çok yükselmiş şirketlerden özellikle uzak durduğunu belirtiyor. 

Büyük şirketler küçük adımlarla, küçük şirketler büyük adımlarla ilerler. Peter LYNCH  şirketleri 6 kategoriye ayırır:  

1. Ağır tempolu kuruluşlar. Bu ağır tempolu kuruluşlardan yüksek büyüme beklemek doğru olmaz. Bu tarz kuruluşlarda önemli olan temettüler ve temettü büyümeleri. 

2. Orta tempolu kuruluşlar. Bu kuruluşlar kolay kolay iflas etmeyecek olan şirketlerdir. Önemli olan şirkete ödediğiniz fiyattır. Burada özellikle fiyat kazanç oranı ön plana çıkmaktadır. Ayrıca bu tarz şirketlerin kriz zamanlarında nasıl bir performans sergilediklerini bakmak gerekir. 

3.Döngüsel kuruluşlar. Adı üstünde belli bir döngüyü takip eden şirketlerdir. Bazı dönemler çok iyi kazanç getirirken bazı dönemler de kötü performans sergilerler. Döngünün ne zaman biteceğini veya başlayacağını bilmek çok zordur. Bunun yerine belli bir süre kötü performans sergilemiş döngüsel şirketleri toplamaya başlamanın iyi bir fikir olabileceğinin altını çizer Peter LYNCH. 

4. Hızlı büyüyen şirketler. Peter LYNCH’in en sevdiği şirketlerdir. Yukarıda da belirttiğim üzere hızlı büyüyen şirketler hızlı kar getirir. Ama hem kâr eden hem de sürdürülebilir büyüyebilen şirket bulmak kolay değildir. 

5. Yeniden canlanan şirketler. Burada genelde uzun süre kötü performans sergilemiş ve iflasın eşiğine gelmiş şirketlerden bahsedilir. Eğer bir şirketin bu noktadan dönebileceğini düşünüyorsanız bu tarz şirketler de ciddi bir potansiyel barındırır. 

6. Mal varlığı açısından zengin kuruluşlar. Yazar bu konuda özellikle gizli mal varlıkları olan şirketleri bulunmayı çok sevdiğini ifade ediyor. Ama bu tarz bir avcılık o dönemde bile çok kolay değilmiş. Bir şirketi değerinden daha düşük fiyatlara almanızı sağlar. 

Şimdi kitapta Peter LYNCH’in bu yukarıda saydığım şirketlerle ilgili söylediği kısa bir paragrafı aktarmak istiyorum: 

“Kimileri benim başarımı sürekli büyüyen şirketlere para yatırmış olmama bağlar ama bu tümüyle doğru sayılmaz. Ben fonun anca %30 -40 bir bölümünü hızlı büyüyen kuruluşlara yatırır, geri kalan parayı bu kitapta sözünü ettiğim diğer hisse kategorilerine dağıtırım. Genellikle orta tempolu şirketlere %10 -20, döngüsel şirketlere yine %10 -20 oranında yatırım yapar, fonun geri kalan kısmını ise yeniden canlanan şirketlere ayırırım. “

Gördüğünüz üzere sözde sosyal medyada çeşitlendirme çok yapmadığı iddia edilen Peter LYNCH’in bile ciddi bir çeşitlendirme yaptığını görebilirsiniz. Zaten fonunda 1000 üzerinde hisse taşıdığını da özellikle belirtiyor. 

Bu kitap özetinden de şimdilik bu kadar. İkinci okumam olmasına rağmen bu kitabı okumaktan büyük zevk aldım. Umarım bu özet sizin için faydalı olur. Sonraki kitap özetinde görüşmek üzere. 


Modern Köle sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

“BORSA DA TEK BAŞINA KİTABININ ÖZETİ VE YORUMLARIM.(PETER LYNCH VE JOHN ROTCHİLD)” için 2 cevap

  1. YATIRIM ALANINDA TAVSİYE ETTİĞİM KİTAPLAR. – Modern Köle Avatar

    […]     11.Borsa’da Tek Başına. ( Peter Lynch & John Rothchild) Bu kitabı okuyalı uzun zaman oldu. Yeniden okuyup burada özetini paylaşmayı planlıyorum. Ama kitaptan aklımda kalanlar ise şöyle : Aklınıza yatan yatırımlara yatırım yapın. Nasıl yani ? Şöyle ki iki market zinciri var. Biri her gittiğinizde full dolu, diğeri ise genelde boş. Bir yatırımcı olarak kendi deneyimlerinize göre bu şirketin iyi işlediğini varsayıp, o şirketin hissesini almanızı tavsiye ediyor. Ayrıca doğru zamanlama ile alınacak bir hissenin, potansiyel karından da baya bahseder. Neyse toparlayacak olursak : Borsa ile ilgili ilk başlarda okunması gereken kitaplardan bir tanesi. Benim özetimi okumak için : BORSA DA TEK BAŞINA KİTABININ ÖZETİ VE YORUMLARIM.(PETER LYNCH VE JOHN ROTCHİLD) […]

    Beğen

  2. “BORSAYI YENMEK” KİTABININ ÖZETİ VE YORUMLARIM.(PETER LYNCH VE JOHN ROTCHİLD) – Modern Köle Avatar

    […] okuyup özetini yine bu platformda paylaşmıştım. İlgilenenler bu bağlantıdan ulaşabilir: [Link]Bu kitapta Lynch, akıcı anlatımıyla kendi yatırım yolculuğundan, hisse seçim […]

    Beğen

Yorum bırakın

← Back

Mesajınız gönderildi

Uyarı
Uyarı
Uyarı
Uyarı!